Sürdürülebilir Kalkınma ve Çevre İlişkisi

Sürdürülebilir Kalkınma ve Çevre İlişkisi

Son birkaç yüzyıllık süreç incelendiğinde, insanlığın enerji yollarını etkin biçimde kullanmaya başlaması ve bunun neticesinde erişilen teknolojik yenilikler sayesinde, yoğun bir kalkınma düzeyi artışı ve tüketim alanında sonu gelmeyecek gibi gözüken bir fazlalaşma söz konusudur. Kişilerin hayatlarını standartlarını yüksek düzeyde devam ettirmesi için faydalanabilecekleri ürünler, kullanımdan sonraki zamanlarda ise artıklarını doğaya salarak uzun vadede ciddi bir tehlikeyi de beraberinde getirmektedir. Toplumların gelecekte hali hazırdaki hallerinden daha üstün bir refah düzeyine sahip olması ve doğanın minimal şekilde zarar görmesi için ise pek çok yöntem geliştirilerek kullanıma sunulmaktadır. Sürdürülebilir kalkınma olarak tanımlanabilecek bu yollar neticesinde herhangi bir olumsuz durum ile karşılaşılmadan faydalı enerji ve ürün tüketimi sağlanabilmektedir.

Sürdürülebilir kalkınma ve çevre ilişkisi alanında akla gelen ilk konu şüphesiz geri dönüşüm metotlarıdır. Son yirmi yıllık süreç incelendiğinde dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinde faaliyet gösteren firmaların ürünlerini geri dönüştürülebilir maddelerden üretmeye başladığı ve zamanla tüketicilerin de bu yönde adım atarak kullandıkları maddeleri geri dönüşüm noktalarına ulaştırdığı görülebilmektedir. Her ne kadar insanlar çöp kutularına bıraktığı tüm maddelerden an itibarı ile ayrılarak ciddi anlamda bir rahatsızlık yaşamasalar da, plastik, naylon ve benzeri ürünlerin geri dönüşüm noktalarına ulaşmadığı takdirde binlerce yıllık bir ayrışma süreci sonucunda yok olabileceği düşünüldüğünde, ne denli zararlara neden olabileceği anlaşılabilmektedir. Sürdürülebilir kalkınmanın sağlanabilmesi ve çevrenin bu durumdan en az zarar görmesi için geri dönüşüm vazgeçilmez bir etkendir.

Dikkat edilebilecek bir diğer etken ise enerji üretimi konusunda devreye girmektedir. Her ne kadar günümüzün yüzde seksenlik enerji ihtiyacı fosil yakıtlardan kaynaklanıyor olsa da, gelecek elli yıllık süreçte bu yakıtlardaki azalma kişileri yenilenebilir enerji kaynaklarına itecektir. Doğanın sınırsız olarak sunduğu güneş, rüzgar ve bunun gibi kaynakları profesyonel tesislerde işleyerek enerji haline dönüştürme ve gerektiği zamanlarda kullanmak için depolama, çevreye hiçbir zarar vermeden onun imkanlarından faydalanmaya ve bu sayede hem ucuz hem de hızlı biçimde enerji üretmeye yarayacak ve insanların genel refah düzeyini arttıracaktır.